Video oyunlar bizi nasıl kendine çekiyor?
Teknoloji

Video oyunlar bizi nasıl kendine çekiyor?

Video oyun sektörü giderek büyüyor. Sektörün değerinin 2025 yılında 300 milyar ABD Doları olacağı öngörülüyor. Küresel olarak sürekli artan oyuncu sayısı ‘oyun bağımlılığı’ teriminin de hayatımıza girmesine neden oluyor. Dünya Sağlık Örgütü, kendini oyun oynamak zorunda hissetmenin bir davranış bozukluğu olabileceğini belirtiyor. DSÖ bu durumun çok nadir olduğunu ve tüm oyun oynayanlar arasında çok küçük bir bölümün etkilendiğini söylese de yine de oyuncuları ve ebeveynleri bilinçli olmaları konusunda uyarıyor.

Haziran 2018’de, Uluslararası Hastalık Sınıflandırması raporunda madde ve davranış bağımlılığı bölümüne durumu, “oyun bozukluğu” adıyla ekleyen Dünya Sağlık Örgütü, özellikle oyun oynarken diğer günlük aktiviteleri aksatanlar, fiziksel ya da psikolojik sağlıklarında ya da sosyal hayatlarında olumsuz yönde bir değişiklik hissedenleri dikkatli olmaları yönünde uyarıyor. Kurum ayrıca oyun oynamanın “oyun bağımlılığı” sayılabilmesi için bireyin günlük yaşamını önemli ölçüde bozması ve bu bozulmanın yaklaşık bir yıldır devam ediyor olması gerektiği de vurgulanıyor.  

Oyun yazılımcıları, oyuncu psikolojisini biliyor

Günümüzde oyun sektöre giderek büyük bir ekonomi hâline geliyor. Bu konuda fikir vermek amacıyla e- spor oyuncusu Bugha’nın 3 milyon ABD Doları ödül aldığını söylemem sanırım konuya uzak olanlarda da bir fikir oluşturabilir.  Oyunlarının kullanımı her geçen gün artarken, artık e-spor olarak adlandırılan ve milyonlarca insanın takip ettiği etkinlikler düzenleniyor. Tüm bunlar eğlenceli aktiviteler olmakla birlikte her konuda olduğu gibi burada da aşırıya kaçmak sorunlara yol açabiliyor.

Oyun yapımcıları oyunda kalma süresini uzatmak ve oyunu daha keyifli hâle getirmek için bazı yöntemler kullanıyorlar. Bunlar genellikle insan psikolojisi üzerinde etkileri kanıtlanmış bazı uygulamalar. Meselâ; ödüllendirme, heyecan verici ses ve ışık efektleri kullanımı, oyuncuyu oyunda kalmaya teşvik ediyor.

Oyun yazılımları yapılırken daha sürükleyici olması için kullanılan yöntemlerden bir diğeri de oyunlarda aşama (level) kullanımı. Aşamalar, oyuncuyu sürekli bir sonraki aşamaya ya da ödüle ulaşmak için motive edebiliyor. Böylelikle sadece 5 dakika oynamak için başlanan oyunun sonunda saatler geçebiliyor. Anlık bildirimler de oyuncuyu cazip tekliflerle oyuna davet edebiliyor. Kimi zaman da ‘Leader board’ denilen oyuncu sıralaması mekaniği ile oyuncu daha üst sırada olabilmek için ekran başında saatler harcayabiliyor. Oyun yazılımcıları oyuncu davranışlarını bildiklerinden, bunları oyuna katarak daha fazla oyuncu çekmeye çalışıyorlar.

Tüm bunlar oyuncuyu manipüle edebiliyor ancak herkes aynı şekilde etkilenmiyor.  Küresel verilere göre 1 milyardan fazla oyun oynayan bireyler arasında %3- 4’lük bir grubunun durumu bağımlılık boyutunda yaşadığı düşünülüyor. Dünya Sağlık Örgütü de bağımlılık oranın düşük bir seviyede olduğunu bildiriyor. Geri kalan kısım içinse bu sadece bir eğlence.

Oyunun eğlence olarak kalabilmesi ve farklı yönlere evirilmemesi için ise öncelikle ebeveynlerin bilinçli olması, çocuk ve gençlere iyi örnek olmaları gerekiyor. Bu konuda gerek medyada gerekse sosyal medyada psikolog ve psikiyatristler neler yapılması gerektiğini sık sık dile getiriyor. Ayrıca detaylı bilgi için Yeşilay, okul rehberlik servisleri de destek sağlayabiliyor.  

Video oyunlar sadece eğlence için değil

İşlevsel ve dozunda kullanıldığında sosyal ve bilimsel içerikleri ile oyunlar, küresel olarak eğitim alanına da katkı sağlıyor. Bu alanda üretilen pek çok oyun yurt dışında okullarda eğitim, öğretim materyali olarak kullanılıyor. Kimi zaman da kronik hastalıkları olan çocukların hastalığı hakkında farkındalığını artırmak, onları ilaçlarını kullanmaya motive etmek ve tabii bu sırada konuyu korkutucu olmaktan çıkarmak için yine oyunlar kullanılıyor.

Sadece sağlık değil farklı sektörlerdeki iş yerlerinde de motivasyon yahut pazarlama amaçlı olarak oyunlardan faydalanılıyor.  Şirket içi yaşanan pek çok probleme oyunlarla çözümler üretilebiliyor. Ayrıca bu oyunların gençler arasındaki iletişimde bir ortak payda da oluşturduğu düşünülürse, dozunda oynanan oyun eğlence olarak hayatımıza renk katabilir. Yeter ki doğru kullanmayı bilelim.